Skip to content Skip to sidebar Skip to footer
ritmini duy

Şu an tam olarak ne hissediyorsun? Dinç ve odaklanmış mı, yoksa yorgun ve tükenmiş mi? Belki de bir kahve molasına ihtiyacın var. Ama dur bir dakika, belki de çözüm kahvede değil, ritminde. Hayatın hızına yetişmeye çalışırken bedeninin ve zihninin kendi temposunu duymayı unuttuğunu hiç fark ettin mi?
 
Bugüne kadar hep gece ve gündüz döngüsüyle (sirkadyen ritim) yaşadığımızı düşündük. Ama aslında, gün içinde de biyolojik bir ritmimiz var. Kendinizi en çok ne zaman verimli hissediyorsunuz? Ne zaman daha bitkin? Bu dalgalanmalara Nörobilim, Ultradyan Ritim diyor.
Bu ritmi tanıyıp ona göre yaşamak, tükenmeden üretken kalmanın anahtarı olabilir.
 
Ultradyan ritim ve sirkadyen ritim, her ikisi de biyolojik saatimizin düzenlediği döngüsel süreçler; ancak süreleri ve etkiledikleri süreçler açısından farklılık gösteriyorlar. Temel farklarını 3 ana başlıkta toparlayabiliriz:
Süre ve Zamanlama
Kontrol Edilen Fonksiyonlar
Fizyolojik Temel ve Etkiler
 
Örneğin; 90 dakikalık bir toplantının sonuna doğru dikkatin dağılmaya başlaması, ya da uzun bir çalışma sürecinden sonra hissettiğin bitkinlik, 90 dk.lık uyku döngülerinde ultradyon ritmin tınılarındayız. Bununla birlikte, gece uykumuzun gelip gündüz uyanık kalabilmemiz, beden ısımızın sabah yükselip akşam düşmesi, melatonin ve kortizol üretimindeki günlük dögüler sirkadyen ritmin alanı. Özetle, bedenin iki zaman çizelgesi var;
  
Gündüz-Gece Döngüsü yani Sirkadyen Ritim
Gün İçindeki Dalgalanmalar yani Ultradyan Ritim
 
 
Sirkadyen ritimler 24 saatlik biyolojik döngülerdir ve gece-gündüz döngüsüne bağlıdır. Uyku-uyanıklık döngüsü (kortizol ve melatonin üretimine etki), vücut ısısı, hormon salınımı ve metabolizmayı düzenleme gibi uzun süreli süreçleri organize ederler.
Vücudun “biyolojik saati” olan suprachiasmatic nucleus (SCN) tarafından kontrol edilir. SCN, beyinde hipotalamusta bulunur ve ışık ile karanlığa tepki vererek vücudun uyku-uyanıklık döngüsünü ve diğer uzun süreli süreçlerini düzenler. Sirkadyen ritim, vücudun çevresel ışığa uyum sağlamasına yardımcı olur.
 
Ultradyan ritimler ise 24 saatten kısa süren biyolojik döngülerdir ve daha kısa süreli odaklanma, dinlenme ve yenilenme döngüleri gibi süreçlerle ilgililer. Yani kısa süreli fiziksel ve zihinsel döngüleri düzenler. Genellikle 90 dakika ila 4 saat arasında sürüp bir gün içinde birçok kez tekrar ederler.
Bu terim, Latince ultra (ötesi) ve diem (gün) kelimelerinden türemiştir ve bir gün boyunca birden fazla kez meydana gelen ritmik döngüleri ifade eder. Ultradyan ritimler vücudun birçok fizyolojik işlevini düzenler ve genellikle 90-120 dakikalık döngülerle kendini gösterir. Kalp atış hızı, sindirim faaliyetleri, beyin dalgaları ve hormonal salınımlar gibi birçok vücut fonksiyonu bu ritme bağlıdır. Örneğin, kortizol ve melatonin gibi hormonların salınımları da belirli ultradyan ritimlerle düzenlenir.
 
Ritmini Dinlemek Neden Önemli?
 
Sabah yoğun bir tempo ile güne başladın. Muhtemelen bir gün öncesinin yükleriyle başlamışsındır. Biriken Glutamat ve sürekli düğmesine basılan Dopamin salınımı handikaplarımız var. Bu yüklü tempo ile herşeye rağmen yola devam ediyorsun ve işte o öğle molası geldi. Daha günün yarısına geldin ama kendini yorgun hissediyorsun. Aslında bedenin de zihninde biraz dinlenmeye ihtiyacımız var diyor o sırada. Ritim bozuldu, burada daha soft bir ritim girişine ihtiyacımız var. Yani 4 saattir davuldaydın ama şu an biraz flüt geçişi olsa fena olmaz gibi bir yerdeyiz. İşte bu Ultradyon Ritmin sesi. 90 veya 120 dakikalık çalışma süreleri ve 15 dakikalık molalar, beyninin en verimli şekilde çalışması için oldukça destekleyici olacaktır.
 
Ultradyan ritimlerin farkında olmak, iş gününü daha verimli yönetmeyi sağlar. Beynin optimal çalışma süresi yaklaşık 90-120 dakikadır ve bu sürenin sonunda kısa bir mola vermek odaklanmayı artırabilir. Bu döngüye uygun çalışmak, bilişsel performansı destekler.
 
Bununla birlikte, insan vücudu sadece gece uykusu sırasında değil, gün boyunca da dinlenmeye ihtiyaç duyar. Kısa molalar vererek ultradyan ritimlere uymak, stres seviyelerini düşürür ve enerji yenilenmesini sağlar. Ultradyan ritimleri göz ardı etmek, vücudun enerji seviyelerini zorlayabilir ve tükenmişliğe yol açabilir. Bu nedenle ritmik dinlenme ve aktivite döngüleri sağlıklı bir biyolojik denge için kritiktir.
 
Buradaki dinlenme tavsiyesi o an işinizi bırakın sosyal medyaya girin, alışveriş sitelerini gezin değil elbette. Kalkın elinizi yüzünüzü yıkayın, bir çay-kahve alıp gelin, boşboş camdan dışarı bakın, arkadaşlarınıza laf atın, hiçbiri olmuyorsa bulunduğunuz binanın çıkış kapısına yürüyüp gelin. Yani orkestranda diğer enstrümanın sesinin duyulmasını sağlamayı deneyimleme bu.
 
Ritmini keşfetmek, sürdürülebilir bir verimlilik yaratmanın ve tükenmeden üretmenin anahtarı. Bundan sonra çalışırken bedeninin temposuna kulak vermeyi denemeye ne dersin?