Görünürde her şey yolunda: Hedefler belirlenmiş, takvimler dolu, performans artıyor.
Ama içeride bir yerde huzursuzluk, eksiklik, bazen de açıklanamayan bir yorgunluk var. Çünkü modern dünyada “performans öznesi olmak”, sadece üretmek değil; aynı zamanda duygularını bastırmak, sürekli güçlü görünmek ve tatmin duygusunu ertelemek anlamına da gelebiliyor.
Bu atölyede şu soruların peşine düşüyoruz:
- Performans sergilerken duygusal ihtiyaçlarımı nasıl fark ederim?
- Sürdürülebilir başarı için içsel tatminin rolü nedir?
- Mutluluk, ne tür bir “yaklaşım biçimi”?
- Bedenim, zihnim ve kalbim aynı yerde nasıl çalışabilir?
Psikoloji, nörobilim ve antropoloji ışığında; performans öznesi olmanın duygusal ve kimliksel boyutlarını birlikte inceliyoruz.